Kayıtlar

Sulak alanlar

Resim
Sulak alanlar, ilk Çağ'dan beri İnsanların yaşam alanı olmuştur, ilk uygarlıklar sulak alanların çevresinde kurulmuştur, GanJ, indus, Mezopotamya, Sarıırmak ve Nil gibi sulak alanlar, İlk uygarlıkların yerleşme alanlarındandır, Sulak alanlarda üreyen sivrisineklerin etkisiyle oluşan sıtma hastalığı, çok sayıda insanın ölümüne yol açması bu alanların kurutulmasını gündeme getirmiştir, Birçok ülke, sıtmadan kurtulmak için sulak alanlarının önemli bir kısmını kurutmuştur, Sıtma hastalığının önlenmesi ve tedavi edilebilmesine bağlı olarak yok edilen sulak alan ekosistemlerinin önemi daha sonra anlaşılmış ve bu alanlar kurtarılmaya çalışılmıştır, Bu amaçla sivil ve resmî kuruluşlar sulak alanları korumaya yönelik çeşitli çalışmalar başlatmışlardır, Bu çalışmaların en önemlisi, 1971 yılında İran'ın Ramsar kentinde imzaya açılan Ramsar Sözleşmesidir, Bu sözleşme, uluslararası öneme sahip sulak alanların korunmasını hedeflemektedir, Bu sözleşmeyle dünya genelinde 1300'ün üzerinde s...

Kıbrıs Adası

Resim
Kıbrıs Adası, coğrafi konumundan dolayı birçok işgale uğramıştır. 1571'de üsmanlı Devleti tarafından fethedilen Kıbrıs Adası'nın yönetimi 1878'de yapılan Kıbrıs Sözleşmesi ile ingilizlere bırakılmıştır. Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla Jeopolitik önemi artan Kıbrıs Adası, kanalı ve Doğu Akdeniz'i kontrol eden bir konuma gelmiştir. Bu nedenle İngiltere, 1914'te adayı topraklarına kattığını ilan etti. 1960'ta ise bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Türkiye, İngiltere ve Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bağımsızlık ve güvenliğini garanti eden devletler oldular. Anayasaya göre cumhurbaşkanılığı Rumlardan, yardımcısı ise Türklerden seçildi. Bu tür bir yönetimin ayakta durabilmesi için iki toplumun birbirine güvenmesi gerekiyordu. Oysa Rum yönetimi Türklerin bazı haklarını tanımadı, Kurduğu EOKA örgütü ile Türkler üzerinde terör ve soykırım uygulamaya başladı, Amacı, Enosis'i (Kıbrıs'ın Yunanistan'a katılması) sağlamaktı, 1974'te yapıla...

Bir bölgedeki Ekonomik Faaliyetlerin Etkileri yaşama

Bir bölgede baskın olan ekonomik etkinlik, aynı zamanda gelir düzeyini de etkilemektedir. Gelir düzeyi ise eğitime, kültüre ve sosyal yaşama doğrudan yansımaktadır. Çünkü insanların birincil ihtiyaçları fizyolojiktir. Fizyolojik ihtiyaçları giderilmeyen insanların sanatsal ihtiyaçlarından söz edilemez. Bu bakımdan sanayinin gelişmemiş ve tarımsal üretimin yetersiz olduğu, Afrika toplumlarının temel sorunu beslenmedir. Dolayısıyla bu topluluklarda gazete, dergi, kitap, tiyatro ve sinema ihtiyaç olarak görülmez. Buna karşılık, sanayinin gelişmiş olduğu yerlerde gelir düzeyi yüksektir. Buna bağlı olarak beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını en üst düzeyde gidermiş ve ekonomik anlamda sorunları az olan Avrupa ve Amerika toplumlarının önemli bir kesiminde; turizm, gazete, dergi, kitap, tiyatro, spor, sinema ve eğlenceye ayrılan harcamalar çok üst düzeydedir.

İLK KÜLTÜR MERKEZLERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI

Resim
İlk insanlar avcılık ve toplayıcılık yaptıklarından göçebe yaşıyorlardı. İnsanlar, Neolitik Dönem’de tarımın keşfiyle birlikte yerleşik hayata geçmeye başladılar. Yerleştikleri alanlar ise tarıma elverişli ve su kaynaklarının bulunduğu yerlerdi. Bu nedenle ilk medeniyetlerin kalıntılarına bu koşullara sahip olan akarsu kenarlarında rastlanır. İlk medeniyetler isimlerini kuruldukları bölgelerden alan Mezopotamya, Mısır, İnka, Maya, Çin, Akdeniz ve Hint medeniyetleridir. Toplumların medeniyete geçiş tarihlerinin birbirinden farklı olmasının nedenini coğrafi şartların farklı olmasıyla açıklayabiliriz. İlk medeniyetlerin kuruldukları yerlerin ortak özelliği, su kaynaklarına yakın olmasıdır. Fırat, Dicle, Ganj, İndus, Sarı ırmak, Gök ırmak ve Nil Nehri bu bakımdan medeniyetlerin beşiği sayılır. Daha sonraki süreçlerde sulama kanalları yapılmış, bazı yerlerde bataklıklar kurutularak tarım alanına dönüştürülmüştür. Böylece medeniyetlerin yayılma alanları genişlemiştir. Tarımsal üretim...

Gelecekte Olabilecek İklim Değişikliği ve Sonuçları

İsviçre’nin Cenevre kentinde 1996 yılında yapılan II. Dünya İklim Konferansı’nda dünya ikli- minde bir değişmenin başladığı bilim insanları tarafından açık bir biçimde ortaya konmuştur. Bu amaçla yapılan çalışmalar sonucunda gelecekte görülecek iklim değişikliğiyle ilgili farklı tahminler içeren senaryolar ve iklim modelleri belirlenmiştir. Bu senaryolardan bazıları şunlardır: • Atmosferdeki sera gazı artışıyla birlikte küresel yüzey sıcaklıklarında 1.5 - 5.8 °C arasında artış beklenmektedir. • Ana iklim kuşaklarının kapladığı alanların sınırları kutuplara doğru 150 ile 550 km arasında genişleyecektir. • Ekstrem hava olaylarının sayısında ve şiddetinde artış olacaktır. • Buharlaşma, yağış değişimine bağlı olarak yağışlarda mevsimsel ve enlemsel kaymalar olacaktır

Büyük ölçekli sulama projeleri ve isviçre

Resim
“Çağımızda tarımsal su ihtiyacının artması, büyük ölçekli sulama projelerini gündeme getirmiştir. Kalifornia’da daha önce çöl alanı olan Central Valley (Sentrıl Valley), sulama projesiyle verimli bir tarım alanı hâline gelmiştir. Böylece hem ekonomik değeri daha fazla olan tarım ürünleri yetiştirilmiş hem de hayvanlar için otlak alanları oluşturulmuştur. Ancak nüfusun bu alana yönelmesiyle verimli tarım alanları şehirleşme tehdidi altında kalmıştır. İsviçre’nin yüz ölçümünün yarıdan fazlası yüksek İsviçre Alpleri ile kaplıdır. Dağ sıraları arasında Ren ve Rhene (Ren ve Rin) ırmaklarının oluşturduğu büyük bir oluk uzanır. Buradaki akarsulardan elde edilen enerji sayesinde bu oluk boyunca sanayi tesisleri kurulmuştur. Ülkedeki dağların olumsuz etkisi geniş viyadükler, uzun tüneller ve sık demiryolu ağı ile aşılmıştır. Alp Dağları, hidroelektrik potansiyeli ve kış turizmine uygunluğu ile İsviçre ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır.” Yukarıda verilen bilgilerden de yararlanarak doğa-...