Sulak alanlar
Sulak alanlar, ilk Çağ'dan beri İnsanların yaşam alanı olmuştur, ilk uygarlıklar sulak alanların çevresinde kurulmuştur, GanJ, indus, Mezopotamya, Sarıırmak ve Nil gibi sulak alanlar, İlk uygarlıkların yerleşme alanlarındandır, Sulak alanlarda üreyen sivrisineklerin etkisiyle oluşan sıtma hastalığı, çok sayıda insanın ölümüne yol açması bu alanların kurutulmasını gündeme getirmiştir, Birçok ülke, sıtmadan kurtulmak için sulak alanlarının önemli bir kısmını kurutmuştur, Sıtma hastalığının önlenmesi ve tedavi edilebilmesine bağlı olarak yok edilen sulak alan ekosistemlerinin önemi daha sonra anlaşılmış ve bu alanlar kurtarılmaya çalışılmıştır, Bu amaçla sivil ve resmî kuruluşlar sulak alanları korumaya yönelik çeşitli çalışmalar başlatmışlardır, Bu çalışmaların en önemlisi, 1971 yılında İran'ın Ramsar kentinde imzaya açılan Ramsar Sözleşmesidir, Bu sözleşme, uluslararası öneme sahip sulak alanların korunmasını hedeflemektedir, Bu sözleşmeyle dünya genelinde 1300'ün üzerinde sulak alan kurtarılmak üzere projelendirilmiştir, Türkiye, Ramsar Sözleşmesine 1994 yılında imza atmıştır, Kuş Gölü, Burdur Gölü, Sultan Sazlığı, Seyfe Gölü, Göksu Deltası, Kızılırmak Deltası, Gediz Deltası, Uluabat Gölü ve Akyatan Lagünü Ramsar Sözleşmesinde yer alan sulak alanlardır.

Yorumlar
Yorum Gönder